Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri
Ders Sarayı’nın sizler için hazırlamış olduğu Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri Konu Anlatımı yazısına hoş geldiniz. Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri konusu 10. Sınıf ve AYT‘nin önemli konularından birisi olduğundan konuyu olabildiğince ayrıntılı şekilde ele aldık. Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri Konu Anlatımı yazımızda, Anonim Halk Edebiyatı, Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı ve Aşık Halk Edebiyatı konularını işleyeceğiz.
Halk Edebiyatı ile Divan Edebiyatı arasında genelde karşılaştırmalar ve ilişkiler olduğundan Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri konu anlatımı yazımızı okumadan önce, hem konunun daha iyi kavranması hem de Divan Edebiyatı ile ilgili bilgi edinmek için Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri ve Türleri konu anlatımı yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz. Haydi başlayalım.
Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri
Konu Anlatımı
Anonim Halk Edebiyatı
- Anonim Halk Edebiyatı, şiir ağırlıklı bir edebiyattır.
- Söyleyeni belli olmayan eserlerden oluşur.
- Nazım birimi olarak dörtlük kullanılır.
- Anonim Halk Edebiyatı, ölçü olarak milli ölçümüz olan hece ölçüsü kullanır.
- Sade, açık, anlaşılır bir dil kullanılır.
- Genellikle yarım ve cinaslı uyak kullanılır.
- Toplumsal konuların yanında; aşk, özlem, gurbet, ayrılık, sıla gibi konularda ele alınmıştır.
- Hem nazım hem de nesir şeklinde eserler vardır.
- Nazım şeklinde olan eserler: Türkü,mani,ağıt ve ninnidir.
- Nesir şeklinde olan eserler: Halk Hikayesi, masal, efsane, karagöz, meddah ve orta oyunudur.
Türkü
Anonim Halk Edebiyatı içerisinde en bilineni ve kendisine özgü bir ezgisi olan ve aşk, özlem, gurbet, ayrılık gibi konularda söylenen anonim halk edebiyatı nazım şeklidir.
- Anonim eserlerdir anacak günümüzde söyleyeni bilinen türküler de vardır.
- Çağdan çağa ve yöreden yöreye içerik ve şekil olarak farklılıklar gösterebilir.
- Aşk, doğa, güzellik, kahramanlık, sosyal konular türkülerin konusunu oluşturur.
- Kendine özgü bir ezgiyle söylenir.
- 8’li ve 11’li hece ölçüsüyle söylenir.
- Bent ve kavuştak olmak üzere iki bölümden oluşur.
- Türküler ezgilerine göre divan, usulsüz, bozlak, koşma, hoyrat, kayabaşı, Çukurova gibi çeşitlere ayrılır.
- Türküdeki kavuştak bölümünün karşılığı, şarkıdaki nakarat bölümüdür.
Türküler; ezgilerine, konularına ve yapılarına göre sınıflandırılmaktadır.
Ezgilerine Göre Türküler
- Usulsüzler: Bunlara uzun hava da denir. Divan, bozlak, hoyrat, kayabaşı, Çukurova gibi çeşitleri vardır.
- Usullüler: Ölçüsü ve ritmi belli olanlardır. Bunlara kırık hava da denir. Zeybekler, halaylar, barlar, horonlar, kaşık havaları… usullü türküleri oluşturur.
Konularına Göre Türküler
- Ninniler: Ninni, annenin veya bakıcının çocuğunu uyutmak için kendine özgü bir besteyle söylediği türkülerdir.
- Çocuk Türküleri: Çocuklara, iyi duygu ve düşüncelerini söylemek için söylenen türkülerdir.
- Doğa Türküleri: Yaylalar, dağlar, ormanlar, kuşlar, çiçekler gibi doğayla ilgili her şeyi konu alan türkülerdir.
- Aşk Türküleri: Aşk duygularını, sevgiliye kavuşmayı veya özlemi, sevgiliden ayrılığı dile getiren türkülerdir.
- e. Kahramanlık ve Askerlik Türküleri: Savaş, göç, akın gibi olayları yiğitçe ifade eden türkülerdir.
- Tören Türküleri: Nişan, düğün gibi törenlerde okunan türkülerdir.
- İş Türküleri: Toplu olarak bahçede, bağda, bostanda, tarlada çalışırken söylenen türkülerdir.
- Karşılıklı Türküler: İki kişinin karşılıklı birbirlerine söyledikleri türkülerdir.
- Ölüm Türküleri: Genellikle genç yaşta ölenler için söylenen türkülerdir.
- Oyun Türküleri: Besteleri, oyun hareketlerine uygun türkülerdir.
Yapılarına Göre Türküler
- Türkülerin belli bir şekli yoktur. İki mısralı türküler olduğu gibi mani tarzında, koşma tarzında veya bent tarzında türküler vardır.
- Bentleri mani dörtlükleriyle kurulu türküler, bentleri beyitlerle kurulu türküler,bentleri üçlüklerle kurulan türküler, dörtlüklerle kurulan türküler gibi farklı yapıları vardır.
Türkü Örneği
- Havada bulut yok bu ne dumandır Kışlanın önünde redif sesi var
Mahlede ölü yok bu ne figandır Bakın çantasında acep nesi var
Şu Yemen elleri ne yamandır Bir çift kundurayla bir de fesi var
Ah o Yemen’dir gülü çimendir Ah o Yemen’dir gülü çimendir
Giden gelmiyor acep nedendir Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Huş’tur yolu yokuştur Burası Huş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir Giden gelmiyor acep ne iştir
Mani
- Tek dörtlükten oluşan ve kendisine özgü bir ezgisi olan nazım şeklidir.
- Birinci, ikinci ve dördüncü dizeleri kendi arasında uyaklıdır. Yani uyak düzeni aaxa şeklindedir.
- Anonim halk edebiyatının en yaygın şeklidir.
- Maninin birinci ve ikinci mısraları konuya giriş için hazırlık mısralarıdır. Asıl söylenmek istenen 3. ve 4. mısralarda söylenir.
- Üçüncü mısranın serbest oluşu söyleme kolaylığı sağlar.
- Maniler her konuda yazılabilir Genelde aşk, sel, felaket, ölüm, iyilikler, hasret, evlat sevgisi vb. konuları işlenir.
- Maniler yedili hece ölçüsüyle söylenir.
- Maninin divan edebiyatındaki karşılığı tuyuğdur.
- Maniler; düz(tam) mani, yedekli(artık) mani, cinaslı(kesik) mani, karşılıklı mani olmak üzere dörde ayrılır. Şimdi bunları ayrıntılı olarak ele alalım.
Düz (Tam) Mani
- Her mısrası 7 heceden oluşur.
- Dört mısradan oluşur.
- aaxa şeklinde kafiyelenir.
- Maninin en yaygın şeklidir.
Şu dağlar olmasaydı
Çiçeği solmasaydı
Ölüm Allah’ın emri
Ayrılık olmasaydı
Yedekli (Artık) Mani
- Düz maninin sonuna anlamı tamamlamak ya da pekiştirmek için aynı ölçü ve uyakta iki dize daha eklenilmesidir.
Ağlarım çağlar gibi
Derdim var dağlar gibi
Ciğerden yaralıyım
Gülerim çağlar gibi
Her gelen bir gül ister
Sahipsiz bağlar gibi
Kesik (Cinaslı) Mani
- İlk dizesi cinaslı bir sözden oluşan ve ilk mısrası yedi heceden az olan manilerdir.
Bağ bana
Bahçe bana bağ bana
Değme zincir kâr etmez
Zülfün teli bağ bana
Karşılıklı (Deyişli) Mani
- İki kişinin birbirlerine karşılıklı söyledikleri manilerdir.
- Soru-yanıt şeklindedir.
Erkek :
Mâni mâni mesdi yâr,
Ben ne dedim mesdi yâr?
ikimiz arasında,
Serin yeller esdi yâr.
Kız :
Mâniyi mâniciyim,
Beylere gemiciyim,
İster al ister alma,
Ben seni alıcıyım.
Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı
- Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı, İslâmiyet’in ve Tasavvufun etkisiyle ortaya çıkmıştır.
- İslâmiyet’in yayılmasıyla beraber tasavvuf etsini göstermiş ve edebi eserlerde ele alınmaya başlanmıştır.
- Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı için bir diğer isim olarak Tekke edebiyatı kullanılır.
- Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı için temel amaç sanat yapmak değil bir düşünceyi yaymaktır.
- Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı temsilcileri “Allah aşkı ve Vahdet-i Vücud” düşüncesini anlatmaya çalışmışlardır.
- Vahdet-i vücud, yaratan ile yaratılanın bir kaynaktan geldiğini savunan bir görüştür.
- Aruz vezni ve hece vezni birlikte kullanılmıştır.
- Eserler halkın anlayabileceği bir dille yazılmıştır. Ancak, Anonim Halk Edebiyatına göre dili daha ağırdır.
- Tekke şairlerinin çoğu, tarikatlardan yetişmiş şeyh ve dervişlerdir.
- Tekke şairleri, cehennemden korkutmayı değil; aşk yoluyla Allah’ı sevdirerek, insanları Allah’a yaklaştırma yolunu seçmiştir.
- “Tevhid inancı, peygamber sevgisi, ahlak, iyilik, dinle ilgili konular, ölüm vb.” temalar ele alınmıştır.
- Şiirlerin kendine özgü bir bestesi vardır.
- Tekke edebiyatı nazım türlerinin başlıcaları şunlardır: “İlahi, nefes, nutuk, deme, tapuğ, şathiye, devriye”
İlahi
- Allah’ı övmek, Allah’ın birliğini anlatmak ve Allah’a yalvarmak için yazılan şiirlere denir.
- İlahiler kendisine özgü özel bir ezgiyle söylenir.
- Divan şiirindeki tevhid ve münacaatın Halk şiirindeki karşılığıdır.
- İlahiye, Mevleviler “ayin”; Bektaşiler “nefes”; Gülşeniler “tapuğ”; Halvetiler “durak”; diğer tarikatlar “cumhur” adı verir.
- En ünlü şairi Yunus Emre’dir.
- İlahiler genellikle meclislerde, dergahlarda kendine özgü bir ezgiyle yazılır.
- İlahiler dörtlük halinde veya beyit halinde yazılabilir.
- Dörtlükler halinde oluşan ilahiler koşma uyak düzeni gibi yazılır. Yani aaab/cccb/dddb şeklindedir. Hecenin 7’li , 8’li ve 11’li kalıbıyla yazılır.
- Beyit halinde ilahiler, aa/ba/ca/da… şeklinde uyaklanır.
Dertliyim dermana geldim,
Devasın isteyu Lokman’a geldim.
Bulunmaz derdimin asla devası,
Kalıp âciz Sana ihsana geldim.
Bu derdin çaresi yanmak yakılmak,
Anınçün ben dahi sûzana geldim.
Suzi
Arayı arayı bulsam izini
İzinin tozuna sürsem yüzümü
Hak nasib eylese görsem yüzünü
Ya Muhammed canım arzular seni
Bir mübarek sefer olsa da gitsem
Kabe yollarında tozlara bat sam
Hub cemalin bir kez düşümde görsem
Ya Muhammed canım arzular seni
Yunus Emre
Nefes
- Bektaşi şairlerinin inançlarını ve düşündüklerini söyledikleri şiirlerdir.
- Tekke şairleri şiirlerini saz eşliğinde okumuşlardır.
- Tasavvuftaki Vahdet-i Vucud düşüncesi anlatılır.
- Koşma uyak düzeniyle yazılmışlardır.
- Genellikle hecenin 7’li, 8’li ve 11’li kalıbıyla yazılmıştır.
- Biçim ve içerik yönünden ilahiye benzemektedir.
- Hz. Muhammed ve Hz. Ali için övgüler de söyler.
- Nefeslerde alaycı bir üslup vardır.
- Genellikle en az 3 en fazla 7 dörtlükten oluşmaktadır.
- Özellikle Kaygusuz Abdal ve Pir Sultan Abdal nefesleriyle ön plana çıkan isimlerdir.
Nutuk
- Pirlerin ve mürşitlerin, tarikata yeni giren dervişlere tarikat derecelerini ve tarikat adabını öğretmek için söyledikleri şiirlerdir.
- Hece ölçüsüyle yazılmıştır.
- Şairler, nutuklarında didaktik bir tutum sergilemektedir.
İy özin inşân bilen
Var edeb öğren edeb
(iy) edep erkân bilen
Var edeb öğren edeb
2
Edebdür asl-ı tâat
Küllî sıfât cümle zât
Varlıgun edebe sat
Var edeb öğren edeb
…
Devriye
- Allahtan geldik tekrar Allah’a döneceğimiz felsefesinden hareketle yazılan şiirlerdir.
- Devir kuramını anlatan şiirlere denir.Yani, evrenin, insanın, bütün canlı ve cansız varlıkların nereden geldiğini nereye gideceğini anlatan şiirlerdir.
- Yaradılış felsefesi anlatılır.
Örnek 1
***
Dokuz ay on gün batn-ı mâderde
Kudretten gözüme çekildi perde
Vaktim tamam olup ahir yerde
Çıkıp ten donundan cihana geldim (Hüsnî)
Örnek 2
Cihan var olmadan ketm-i ademde
Hak ile birlikte yektaş idim ben
Yarattı bu mülkü çünkü o demde
Yaptım tasfirini nakkaş idim ben
Anasırdan bir libasa büründüm
Nar’ü, hak’ü, bad’ü, ab’dan göründüm
Hayrül beser ile dünyaya geldim
Adem ile bile bir yas idim ben (Hamdullah-i siiri)
Şathiyye
- Arapça bir kelime olan ‘şath’ , ‘alaylı söz’ anlamına gelmektedir.
- İnançlardan alaylı bir dille söz eder gibi yazılan şiirlerdir.
- Görünüşte saçma sanılan bu şiirler, gerçekte tasavvuf ile ilgilidir.
- Genellikle, Bektaşi tarikatındaki şairler tarafından söylenmiştir.
- Kaygusuz Abdal, Eşrefoğlu Rumi ve Yunus Emre’nin şathiye şiirleri vardır.
Yücelerden yüce gördüm
Erbabsın sen koca Tanrı
Alim okur kelam ile
Sen okursun hece Tanrı
Kıldan köprü yaratmışsın
Gelsin kulum geçsün deyü
Hele biz şöyle duralım
Yiğit isen geç a Tanrı
…
Aşık Halk Edebiyatı
- Şairler, halkın kullandığı sade ve anlaşılır bir dil kullanmışlardır.
- Aşık Halk Edebiyatı şairleri, usta – çırak ilişkisiyle yetişen gezgin aşıklardır.
- Din dışı konuları işleyen ve “aşık” denen saz şairleri tarafından oluşturulan Halk edebiyatı türüdür.
- Aşık Halk Edebiyatı içerisinde hem hece ölçüsü hem de aruz ölçüsü kullanılmıştır.
- Aşıklar genellikle okur yazar değillerdir.
- Aşıklar, köy, kasaba, şehir ve asker ocaklarında yetişir.
- Genellikle doğal güzellikler, aşk, doğa, gurbet, ayrılık, özlem, ölüm ve yoksulluk vb.” konular ele alınmıştır.
- Aşıklar, şiirlerini bağlama adı verilen saz eşliğinde söylemişlerdir.
- Daha çok yarım ve cinaslı kafiye kullanılmıştır.
- Şiirlerin son dörtlüğünde şairin mahlası(veya adı) kullanılmıştır. Mahlas, halk şiirinde tapşırma olarak adlandırılmıştır.
- Aşık Halk Edebiyatı na ait şiirler, dinleyiciler tarafından “cönk” adı verilen defterlerde toplanmıştır.
- Aşığın şairlik gücünü kazanmasında şu önemlidir: Rüyasında pirin sunduğu aşk badesini içer ve sevgilisinin hayalini görür. Bu şekilde aşık olup sevgilisini bulmak için diyar diyar gezer. Aşıklık gücünü de bu şekilde kazanmış olur.
- Aşıklarımız, genellikle bir usta aşığın yanında yetişirler. Ondan hem usta deyişlerini hem de sanatın icrasına ilişkin yol ve yöntemleri öğrenirler.
- Aşık şiirinde Divan edebiyatında olduğu gibi mazmunlar vardır. ‘Kalem kaş, inci diş, selvi boylu, elma yanak vb.’
- Aşık edebiyatında hece ölçüsüyle yazılan şiirler:’ Koşma, Semai, Varsağı ve Destandır’
- Aşık edebiyatında aruz ölçüsüyle yazılan şiirler: ‘Divan, Selis, Kalenderi, Vezn-i Aher ve Satrançtır’.
- Aşık edebiyatı nazım türleri: “Güzelleme, koçaklama, taşlama ve ağıttır.”
Koşma
- Halk edebiyatında en fazla kullanılan nazım şeklidir.
- Aşk, özlem, gurbet, ayrılık, sevgi, doğa, türlü acılar, insanlık sevgi ve yiğitlik gibi konular ele alınır.
- 11’li hece ölçüsüyle söylenir. (6+5 ve 4+4+3 durak).
- Nazım birimi dörtlüktür.
- Genellikle en az 3 en fazla 5 dörtlükten oluşmaktadır.
- Uyak örgüsü aaab,/cccb/dddb/eeeb ya da abab,/cccb/dddb/eeeb şeklindedir.
- Koşmanın son dörtlüğünde aşığın adı yer alır.
Koşmalar ezgilerine ve yapılarına göre ikiye ayrılır:
Ezgilerine göre: Acem koşması, Ankara koşması, topal koşması,bülbül koşması, Sivrihisar koşma gibi türlere ayrılmaktadır.
Yapılarına göre: Zincirbent ayaklı koşma,zincirleme koşma,yedekli koşma, düz koşma,ayaklı koşma ve musammat koşma gibi türlere ayrılmaktadır.
Koşmalar konuları yönüyle kendi içinde de isimlendirilmiştir.Bunlara halk şiiri nazım türleri de denir. Bu nazım türlerimiz: Güzelleme, Koçaklama, Taşlama ve Ağıttır. Şimdi bunları detaylı bir şekilde ele alalım.
Güzelleme
- Sevilen herhangi bir şeyin (kadın, at, doğa, ördek…) güzelliklerini övmek için söylenen şiirlerdir.
- Güzellemenin en ünlü şairi Karacaoğlan’dır.
Kömür gözlüm ne salının karşımda,
Gündüz hayalimde, gece düşümde.
Bir güzelin sevdası var başımda,
Yar sevdası çetin olur yaradan.
… Karacaoğlan
Taşlama
- Bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini eleştiri amacıyla yazılan şiirlerdir.
- Divan edebiyatındaki karşılığı hicviye, Batı edebiyatındaki karşılığı satirik, Çağdaş edebiyatta karşılığı ise yergidir.
- Taşlamanın en ünlü aşıkları, Seyrani ve Ruhsati’dir.
Ormanda büyüyen adam azgını
Çarşıda pazarda seyran beğenmez
Medrese kaçkını softa bozgunu
Selam vermek için insan beğenmez
… Seyrani
Koçaklama
- Yiğitliği, kahramanlığı öven ve savaşı dövüşü ele şiirlerdir.
- Yiğitçe bir söyleyişi vardır.
- Koçaklamanın en ünlü aşıkları, Köroğlu ve Dadaloğlu’dur.
Benden selam olsun Bolu Beyi’ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından kalkan sesinden
Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir
…. Köroğlu
Ağıt
- Bir kişinin ölümünden sonra yazılan şiirlerdir.
- Kendine özgü bir ezgi ile söylenir.
- Eski Türk şiirinde ise “sagu” ; Divan şiirinde karşılığı ”mersiyedir.”
Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş
Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı
Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş
Sakiler meclisten çekmiş ayağı
Semai
- Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir.
- Uyak örgüsü aaab,/cccb/dddb/eeeb ya da abab,/cccb/dddb/eeeb şeklindedir.Yani koşma gibi kafiyelenir.
- Genellikle en az 3 en fazla 5 dörtlükten oluşur.
- Kendine özgü bir ezgisi vardır.
- Koşmada işlenen temaların ve konuların hepsi,semai de kullanılır.
- Bestesinden ve hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söyleniyor olmasından dolayı koşmadan ayrılır.
- Koşma nazım şeklinde kullanılan nazım türleri semailerde de kullanılır.
İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye
Elif’in uğru nakışlı
Yavru balaban bakışlı
Yayla çiçeği kokuşlu
Kokar Elif Elif diye
… Karacaoğlan
Varsağı
- İlk olarak Toroslarda yaşayan Varsak boyundaki aşıklar tarafından kullanılmıştır.
- Genellikle en az 3 en fazla 5 dörtlükten oluşmaktadır.
- Uyak düzeni koşma ve semaiyle aynıdır.
- Kendine özgü bir ezgisi vardır.
- Yiğitçe ve mertçe bir üslupla söylenir.
- Hece ölçüsünün 8’li kalıbıyla söylenir. Az da olsa 11’li hece ölçüsüyle söylenen varsağılar da vardır.
- Diğer nazım şekillerinden farklı “bre, behey, hey, hey gidi” gibi ünlemlere yer verilmesidir.
- Hayattan ve talihten şikayet işlenir. Koşma ve semailerde işlenen konuların aynısı ele alınır.
- Dadaloğlu ve Karacaoğlan’ın varsağıları ünlüdür. Halk edebiyatında en fazla varsağı söyleyen şair Karacaoğlan’dır.
Bre ağalar bre beğler
Ölmeden bir dem sürelim
Gözümüze kara toprak
Dolmadan bir dem sürelim
Aman bey Allahım aman
Ne aman bilir ne zaman
Üstümüzde çayır çemen
Bitmeden bir dem sürelim
… Karacaoğlan
Destan
- Yiğitlik, savaş, deprem, yangın gibi toplumsal açıdan önemli konuların işlendiği bir türdür.
- Halk şiirinin en uzun nazım şeklidir. Dörtlük sayısı 100’ü geçebilir.
- Nazım birimi olarak dörtlük kullanılır.
- Uyak düzeni abab/cccb/dddb … şeklindedir. Yani koşma ile aynıdır.
- Genellikle 11’li hece ölçüsü ile yazılır.
- Son dörtlükte şair mahlası geçer.
- Kendilerine özgü bir söyleyişi vardır.
- Halk şiirinin en uzun nazım biçimidir.
- Kayıkçı Kul Mustafa’nın Genç Osman Destanı, Aşık Ömer’in Şairname adlı eseri, Levni’nin Atalar Sözü Destanı önemli arasında gösterilebilir.
…
Sultan Murat eydür gelsin göreyim
Nice kahramandır ben de bileyim
Vezirlik isterse üç tuğ vereyim
Kılıcından al kan saçtı Genç Osman
Kul Mustafa karakolda gezerken
Gülle kurşun yağmur gibi yağarken
Yıkılası Bağdat seni döğerken
Şehitlere serdar oldu Genç Osman
(Kayıkçı Kul Mustafa)
Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri Konu Anlatımı yazımız burada sona erdi. Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri konu anlatımı yazımızda konuyu olabildiğince ayrıntılı bir şekilde ve bol örnekle açıkladık. Halk edebiyatı Nazım Şekilleri Konu Anlatımı yazımızda, Anonim Halk Edebiyatı, Dini Tasavvufi Halk edebiyatı ve Aşık Halk Edebiyatı konularını işledik. Konuyla ilgili ek çalışmalar yapmak için burayı ziyaret edebilirsiniz. Türk Dili ve Edebiyatı dersindeki tüm konu anlatımı yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Sosyal medya hesaplarımızı ve mail adresimizi kullanarak bizi her platformda takip edebilir, bize görüşlerinizi, soru – sorun ve önerilerinizi iletebilirsiniz.
Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere. İyi çalışmalar. 😎
Yasal Uyarı: Yayınlanan içeriğin ve diğer içeriklerin bütün fikri ve mülki hakları https://www.derssarayi.com/ ” a aittir. Kaynak gösterilse dahi içeriğin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.